CYTOTEC 200 mcg 28 tablet Farmakolojik Özellikleri

Aris Firması

Güncelleme : 3 Temmuz 2018

5.   FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Prostagladinler ATC kodu: A02BB01

CYTOTEC®; doğal prostaglandin E1’in peptik ülseri iyileştiren ve semptomlarda düzelme sağlayan bir analoğudur.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Emilim: Sağlıklı gönüllülerde misoprostol, oral olarak alınmasından sonra, misoprostol asidin Tmax’ı 12±3 dakika olacak şekilde, hızla emilmiştir. Çoklu doz çalışmalarında, misoprostol asidin birikmesi gözlenmemiştir; iki gün içerisinde plazmada sabit seviyeye ulaşmıştır.

Dağılım: Misoprostol asidin serum proteinlerine bağlanma oranı □ %90’dır ve terapötik aralıkta konsantrasyondan bağımsızdır.

Biyotransformasyon: Misoprostol hızlı ve büyük oranda kanda farmakolojik açıdan birincil aktif metaboliti olan serbest aside dönüşür.

Eliminasyon: Misoprostol, terminal yarı ömrü yaklaşık 20-30 dakika olacak şekilde hızla itrah edilir. Radyoaktif madde ile işaretlenmiş misoprostol, oral alımdan sonra, inaktif polar metabolit şeklinde %73 oranında, öncelikli olarak idrardan atılmıştır.

Misoprostol asidin maksimum plazma konsantrasyonu, doz, yemek ile birlikte alındığında azalmaktadır ve antiasitlerle beraber kullanımı misoprostol asidin total yararlanımını düşürmektedir.

Hayvanlarda; misoprostol, sitokrom P-450 enzim sistemini etkilememektedir.

Doğrusallık/Doğrusal Olmayan Durum: Tek dozdan sonraki ve 200 - 400 mcg arasında değişen üst üste dozlar sonrasındaki, ana plazma konsantrasyon piki (Cmax) doğrusal ilişki göstermektedir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Köpeklerde, sıçanlarda ve farelerde kullanılan tek ve çoklu dozlar insanlarda kullanılan dozların katlarıdır. Yapılan bu çalışmalardaki toksikolojik bulgular E-tipi prostaglandinlerle, diyare, kusma, midriyazis, tremor ve hiperpreksi oluşumu gibi farmakolojik etkileriyle benzerlik göstermektedir. Gastrik mukozal hiperplazi köpeklerde, sıçanlarda ve farelerde de görülmüştür. Sıçanlarda ve köpeklerde misoprostolün bir yıllık dozun ardından hiperplazi yeniden oluşmuştur. İnsanlardaki gastrik biyopsilerin histolojik araştırması bir yıllık tedaviye kadar dokularda yan etki oluşturmadığını göstermiştir.
Fertilite çalışmalarında sıçanlarda ve tavşanlarda teratojenite ve doğum öncesi/sonrası toksisite ile ilgili majör bulgular mevcut değildir. İnsanlarda kullanılan dozun 100 katı kullanıldığında implantasyonlarda azalma ve bazı pap büyüme geriliği gözlemlenmiştir.
Misoprostolün fertiliteyi önemli derecede etkilemediği, teratojenik ya da embriyotoksik olmadığı ve sıçan paplarını doğum öncesi/sonrası periyotlarda etkilemediği sonucuna varılmıştır.

Misoprostolün mutojenik potensiyelini belirlemek için yapılan 6 adet in vitro ve bir adet in vivo testlerinin sonucu negatif bulunmuştur. Sıçanlarda ve farelerde yapılan karsinojenite çalışmalarında misoprostolün karsinojenik riski olmadığı sonucuna varılmıştır.