ACTIQ 800 mcg oromukozal aplikatörlü 3 pastil Farmakolojik Özellikleri

Genesis Firması

Güncelleme : 3 Temmuz 2018

5.   FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Opioid analjezik, fenilpiperidon türevi ATC kodu: N02A B03.

Yaygın:

Saf bir opioid agonisti olan fentanil beyin, omuriliği ve düz kas dokusunda yer alan mü-opioid reseptörlerine bağlanarak etki eder. Terapötik etkisi, esas olarak merkezi sinir sistemi (MSS) üzerindendir. Fentanilin mü-opioid reseptörleriyle etkileşiminin klinik açıdan en faydalı farmakolojik etkisi analjezidir. Fentanilin analjezik etkisi etken maddenin, merkezi sinir sistemine girişi için uygun düzey sağlayan kan düzeyleriyle ilişkilidir. Opioid kullanmamış bireylerde analjezi, kandaki seviye 1-2ng/mL olduğunda gerçekleşirken, kandaki seviye 10-20 ng/mL olduğunda cerrahi anestezi ve ileri derecede solunum depresyonu oluşur.

Actiq, sürekli kalıcı ağrılarının kontrolü için düzenli bir program kapsamında sabit bir dozda opioid kullanılan kronik kanser ağrılı hastalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında, uygulamadan 15, 30, 45 ve 60 dakika sonra ani başlayan şiddetli ağrılara karşı çok daha etkili bulunmuştur.

Fentanilin ikincil etkileri arasında gastro-intestinal düz kasların tonusunu arttırması ve kasılmalarını azaltması ile gastro-intestinal transit süresini uzatması yer almaktadır. Bu etkiler opioidlerin kabızlığa neden olmalarını açıklayabilir.

Opioidler çoğunlukla idrar yollarının düz kaslarının tonusunu arttırmasına rağmen bunun idrar yapma üzerindeki etkisi değişkendir: bazı durumlarda sık idrar ihtiyacı yaratırken bazen de idrar güçlüğüne neden olabilir.

5.2. Farmakokinetik özellikler

Fentanil ileri derecede lipofiliktir ve oral mukoza tarafından çok hızlı absorbe edilir. Gastrointestinal yoldan daha yavaş absorbe edilir, bu yoldan alındığında hepatik ilk-geçiş etkisine ve intestinal metabolizamaya uğrar ve oluşan metabolitler fentanilin terapötik etkisine katkıda bulunmaz.

Emilim:

Actiq preparatındaki fentanilin absorbsiyon farmakokinetiği, hızlı oromukozal absorbsiyon ile mide-barsak sisteminden emilen fentanilin yavaş gastro-intestinal absorbsiyonunun bir kombinasyonudur. Uygulanan toplam dozun yaklaşık %25’i bukkal mukoza tarafından hızla absorbe edilir. Dozun geri kalan %75’i mide-barsak sistemine giderek buradan yavaşça absorbe edilir. Bu miktarın yaklaşık 1/3’ü (total dozun %25’i) hepatik ve intestinal ilk geçiş eliminasyonunu aşar ve sistemik terapötik etkiden sorumludur. İntravenöz fentanil ile karşılaştırıldığında nihai biyoyararlanım yaklaşık %50’dir; bunun yarısı hızlı oromukozal yarısı da yavaş gastro-intestinal absorbsiyon şeklindedir. 200-1600 mikrogram Actiq alımından sonra 0.39-2.51 ng/mL düzeyindeki Cmax değerlerine ulaşılır. Tmax süresine; bir Actiq dozunun alınmasında yaklaşık 20-40 dakika sonra (20-480 dakika) ulaşılır.

Dağılım

Hayvan deneyleri fentanilin hızla beyin, kalp, akciğerler, böbrek ve dalağa dağıldığını ve sonra daha yavaş bir şekilde kas ve yağ dokusuna dağıldığını göstermiştir. Fentanilin plazma proteine bağlanma oranı %80-85’tir. Ana bağlanma proteini alfa-1-asit glikoproteinidir, ancak albumin ve lipoproteinler de belirli bir oranda katkıda bulunmaktadır. Fentanilin serbest fraksiyonu asidozla birlikte artmaktadır. Sabit plazma düzeylerine ulaşıldığında ortalama dağılım hacmi (VSS) 4 litre/kg’dır.

Biyotransformasyon

Fentanil karaciğer ve intestinal mukozada CYP3A4 isoform tarafından norfentanile metabolize edilir. Hayvan çalışmalarında norfentanil farmakolojik açıdan aktif değildir. Uygulanan fentanil dozunun %90’ından fazlası biyotransformasyon yoluyla N-dealkile edilmiş ve hidroksile edilmiş aktif olmayan metabolitlere dönüştürülerek elimine edilmiştir.

Eliminasyon

Dozun %7’sinden azı değişmeden idrarla atılır; değişmeden feçes ile atılan bölümü yalnızca %1 kadardır. Metabolitler çoğunlukla idrar ile atılırken feçes ile atılan miktarlar daha azdır. Fentanilin toplam plazma klerensi 0.5 litre/saat/kg’dır (0.3-0.7 litre/saat/kg aralığı). Nihai eliminasyon yarılanma süresi Actiq uygulamasından yaklaşık 7 saat sonradır.

Doğrusallık / doğrusal olmayan durum

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Klasik güvenlilik farmakolojisi, tekrarlayan doz toksisitesi ve genotoksisite çalışmalarından elde edilen klinik öncesi veriler insanlara yönelik özel bir zararın bulunmadığını göstermektedir.

Dişi sıçanlarda yapılan çalışmalarda fertilitede azalma ve embryo mortalitesinde artış gösterilmiştir. Daha yakın zamanda yapılan çalışmalar embryo üzerindeki etkilerin, maddenin gelişmekte olan doğrudan etkisine bağlı olarak değil, maternal toksisiteyle ilişkili olduğunu göstermiştir. Pre ve postnatal gelişimle ilgili yapılan bir çalışmada, maternal ağırlığı hafifçe azaltan dozların, yavrulardaki sağkalım oranlarını anlamlı olarak düşürdüğü gösterilmiştir. Bu etki ya değişen maternal şartlara ya da fentanilin annelerdeki doğrudan etkisine bağlı olabilir. Yavruların somatik gelişiminde ve davranışlarında etki gözlenmemiştir. Teratojen etki gösterilmemiştir.

Uzun dönem karsinojenite çalışmaları yapılmamıştır.